SGK Denetimlerini Engelleme Suçu (İSMMMO Mali Çözüm, Sayı: 119, Eylül Ekim 2013)

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NUN DENETİMLERİNİ ENGELLEME SUÇU VE SONUÇLARI

İSMMMO Mali Çözüm, Sayı: 119, Eylül Ekim 2013

  • GİRİŞ

Türkiye’de kamu kurumlarının faaliyet alanları ile ilgili yapacakları denetim ve teftişler ilgili kanunlarında yetkilendirilen kamu görevlileri aracılığıyla yapılmaktadır. Kamusal denetimler, kamu idaresinin hukuki ve idari gücü üzerinden tesis edilmeleri sayesinde özel olarak korunmuştur. Kamu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarına mani olmak başka bir deyişle denetim ve teftiş faaliyetlerinin engellenmesi kamusal bir suç/kabahat fiili teşkil etmektedir. Bu fiilin işlenmesi halinde bir yandan idari para cezası gibi idari yaptırımların uygulanması, diğer yandan ise işlenen fiilin ağırlığına ve kapsamına göre ceza hukuku açısından cezai yaptırımların uygulanması söz konusu olabilmektedir.

Bu çerçevede, ülkemizde çalışma hayatının gözetimi alanında faaliyet gösteren iki temel kurum olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu da kuruluş ve çalışma kanunlarında belirtilen esaslar dâhilinde çalışma hayatının denetimi, teftişi ve regüle edilmesinden sorumlu bulunmaktadır. İş Müfettişleri, SGK Müfettişleri ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve bunların yardımcıları çalışma yaşamını çeşitli yönlerden denetlemektedir.

Bu makalemizde öncelikle çalışma hayatının denetimini yapan kamu kurumlarından biri olan SGK’nın sosyal güvenlik hukuku yönünden yaptığı denetimlerin kimlerce gerçekleştirildiği konusu aydınlatılacak, sonrasında SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarının hangi yetkileri kullandıkları değerlendirilecek, son olarak da SGK’nın yaptığı denetimlerde görevli bu kamu görevlilerinin denetimlerinin engellenmesinin idari ve cezai açıdan hangi yaptırımları gerektirdiği örneklerle açıklanacaktır.

 

  • TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HAYATININ DENETİMİ

Türkiye’de çalışma hayatının denetimini yapan iki kamu kurumu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı diğeri ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’dır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sosyal güvenlik hukuku yönünden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise iş hukuku ve iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetim ve teftiş yapmaktadır.

Çalışma hayatının denetiminin bütünlüklü bir yapıda olmaması denetimdeki etkinliğin zayıflaması yanında gereksiz ve mükerrer işlemlere de sıkça neden olmaktadır. AB hukukuna ve Türkiye’nin de imzaladığı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nun 81 Nolu Sözleşmesindeki çalışma hayatının denetimine dair teklik, bağımsızlık ve merkezilik ilkesine (ILO 1947, Md. 4-6) aykırılık oluşturan bu yapı, çalışma hayatının denetiminde parçalı, etkinlikten uzak bir işleyişi doğurmaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın (makalede bundan sonra Bakanlık olarak anılacaktır) çalışma hayatına dair denetim ve teftişe dair yetkisi yasal dayanağını 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununda bulmaktadır. Buna göre Bakanlıkça yapılan denetimlerde yetkili denetim elemanları İş Teftiş Kurulu’na bağlı olarak görev yapan İş Müfettişleri ve İş Müfettiş Yardımcılarıdır (3146, Md 14). Bakanlığın iş hayatına dair yaptığı denetim ve teftişlerin usul ve esasları İş Teftişi Tüzüğü’nde ve İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nde açıklanmıştır.

SGK tarafından çalışma hayatında yapılan denetim ve teftişler ise yasal dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda bulur. 5510 sayılı Kanun SGK’nın denetim ve kontrol ile görevli memurlarını zikretmektedir (5510, Md 59). 5510 sayılı Kanunda zikredilen “Kurum’un denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları”nın kimler olduğu ise 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nda ve sosyal sigortaların uygulanmasına temel alt mevzuat metni olan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde açıklanmıştır (5502, Md. 17, 31). Buna göre SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda belirtilen SGK Müfettişleri, Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve bunların yardımcılarıdır (SSİY, Md. 114). Bu çerçevede SGK’nın denetim ve kontrol ile görevli memurları Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği uyarınca görevlerini yürütmektedir.

 

  • SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN DENETİM VE KONTROLLE GÖREVLİ MEMURLARININ YETKİLERİ

5510 sayılı Kanun SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarına geniş yetkiler tanımıştır. Buna göre SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları kimlik belgelerini göstermek suretiyle görevlerinin yürütülmesi sırasında işyerine serbestçe girmek, işverenler, aracılar, sigortalıyı geçici olarak devir alan işverenler, sigortalılar, işle ilgili gerçek kişiler ile tüzel kişilerin ve tüzel kişiliği olmayanların temsilcilerini ve konuyla ilgili bulunan kimseleri, işyerinde ya da işyeri dışında dinlemek, sorular sormak, bunlardan gerekli bilgileri istemek ve ifadelerini almak, gerekli defter, belge ve delilleri toplamak, yapılan denetim sırasında ilgililerin kimliklerini istemek ve kimlik bilgilerini tutanağa kaydetmek, görevlerinin yapılmasında zorluk çıkarılması halinde güvenlik kuvvetleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerinden kendilerine her türlü kolaylığın sağlanmasını ve yardımcı olunmasını istemek yetkilerine sahiptir (SGDY, Md 25). Bu görevlilerin işverenlerin işyeri kayıtlarını incelemek, görevlerinin ifası için gerekli çalışma ortamının sağlanmasını istemek, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından, vergi dairelerinden, belediyelerden, özel idarelerden, ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan, muhtarlıklardan gerekli bilgi ve belgeleri istemek yetkileri de bulunmaktadır.

SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri SGK alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilmektedir. SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (5510, Md. 59).

İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler, SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler. SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı göstermek ve yardımcı olmak konusunda yasal olarak yükümlü bulunmaktadır (5510, Md. 59).

 

  • ÖRNEKLERLE DENETİMİ ENGELLEMENİN YAPTIRIMI

SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmasına engel olamazlar. SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarının denetimlerin engellenmesi öncelikle idari açıdan bir suç/kabahat teşkil etmektedir.

SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında görevlerini yapmalarına engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır (5501, Md. 102).

SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesine göre cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır (5501, Md. 102). İdari para cezalarının fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan asgari ücretin brüt tutarı üzerinden uygulanacağını belirtmek gerekir.

Sosyal güvenlik denetmenleri ve denetmen yardımcılarına, görevlerini yaptıkları sırada ve görevlerini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan işveren, sigortalı, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler hakkında adli merciler nezdindeki başvuru ve takip işlemleri, ilgili il müdürlüğünce yürütülür. SGK müfettişlerine görevlerini yaptıkları sırada ve görevlerini engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullananlar hakkındaki adli merciler nezdindeki başvuru ve takip işlemleri ise İş Teftiş Kurulu’nun ilgili başkanlığı tarafından yürütülmektedir.

Denetimin engellenmesi ile karşılaşan SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurları bu durumu bir tutanak ile tespit eder. Denetimi Engelleme Tutanağı adı verilen bu tutanakta olayın gerçekleştiği işyeri, denetimi engelleme fiilinin niteliği ve nasıl olduğu, konuyla ilgili taraflar ve kimlik bilgileri ayrıntılı olarak belirtilir. SGK’nın denetim ve kontrol ile görevli memurlarınca tanzim edilen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağına dair yasal hüküm nedeniyle söz konusu bu tutanaklar adli ve hukuki merciler nezdinde muteber delillerdir (5510, Md. 59).

Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yapılan denetimleri engelleme suçunun oluşumunu ve oluşacak idari ve cezai yaptırımları örnekler ile açıklayalım:

Örnek 1: Sosyal Güvenlik Denetmenleri A ve B SGK’ya yapılan bir ihbar üzerine 01.10.2013 tarihinde M LTD. ŞTİ. unvanlı tüzel kişiliğe ait ayakkabı fabrikası niteliğindeki işyerinde denetim yapmaya gitmiştir. Fabrika müdürü C kendilerini kimlik göstererek tanıtan ve işyerinde denetim yapacaklarını söyleyen Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin fabrikaya girişlerine izin vermiş, ancak binanın üretim kısmına denetim yapmak üzere geçilmesine izin vermemiş, yönetim binasında oturabileceklerini söylemiştir. İşveren tüzel kişilik ortaklarının bilgisinin olmadığı bu engelleme sırasında herhangi bir cebir veya tehdit söz konusu olmamıştır.

Bu örnekte fabrika müdürü C’ye denetimi engellemek suçundan yürürlükte olan asgari ücretin beş katı tutarında, 1021,50 x 5 = 5107,50 TL tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

Örnek 2: SGK müfettişi C ve D, SGK’ya yapılan bir ihbar üzerine E isimli işverene ait market işyerine 01.02.2013 denetime gitmiştir. İşyerine kimlik göstererek kendini tanıttıktan sonra giren SGK müfettişlerinin sigortalı çalışanların kimlik bilgilerini tespit etmeleri sırasında E isimli işverenin o sırada işyerinde misafir olarak bulunan yeğeni F sigortalıların kimlik bilgilerini vermelerine engel olmuş ve sigortalıları işyerinin arka kapısından kaçmaya zorlamıştır. Bu olayın sonrasında denetime müdahale edilmesinin engellenmesini isteyen müfettişlere cevaben işveren E işyerinde denetimin yapılmasını istemediğini, tutanak tutulmasına izin vermeyeceğini belirtmiş, müfettişlerden işyerini terk etmelerini istemiştir. Olayda müfettişlere yönelik herhangi bir cebir veya tehdit söz konusu olmamıştır.

Bu örnekte E isimli işveren ve yeğeni F ayrı ayrı denetimi engelleme fiilini işlemiş olup her birine ayrı ayrı olmak üzere 978,60 x 5 = 4893 TL idari para cezası uygulanacaktır. Denetimi engelleme suçunun faili F isimli şahsın işyerinde çalışan olmaması ve denetim sırasında işyerinde tesadüfen bulunması durumu değiştirmeyecektir.

Örnek 3: Sosyal Güvenlik Denetmenleri F ve G, yapılan bir kayıt dışı istihdam şikâyetini teftiş etmek üzere 01.08.2013 tarihinde bir fabrikaya gitmiştir. İşyeri girişinde bulunan özel güvenlik görevlisi H kimlik gösteren ve işyerinde denetim yapmak üzere geldiklerini belirten SGK denetim elemanlarının işyerine girişine telefonla görüştüğü fabrika genel müdürü K’nin emri ile izin vermemiştir. İşyerinde denetim yapmanın yasal hakları olduğunu belirten Sosyal Güvenlik Denetmenleri işyerine girmek üzere ana kapıda beklemeye başlamıştır. Bunu gören özel güvenlik görevlisi H kendi inisiyatifi ile sosyal güvenlik denetmenlerini gitmeleri için tehdit etmiş ve itekleyerek işyeri girişinden uzaklaştırmıştır.

Bu örnekte işveren vekili niteliğindeki genel müdür K denetimi engelleme fiilini işlemiş olup kendisine 1021,50 x 5 = 5107,50 TL idari para cezası uygulanacaktır. Öte yandan SGK denetim elemanlarının görevlerini engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan sigortalı niteliğindeki H’ye 1021,50 x 10 = 10215 TL idari para cezası uygulanacak, ayrıca hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesi uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile yargılanmak üzere SGK’ca Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacaktır. Belirtmek gerekir ki, bu örnekteki cebir ve tehdit fabrika müdürü K’nın emri ile olmuş olsaydı kendisi hakkında da 10 katı idari para cezası uygulanacak ve kendisi hakkında da cezai soruşturma başlatılacak idi.

 

  • SONUÇ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Türkiye’de çalışma hayatının denetimi alanında faaliyet gösteren en önemli kamu kurumlarıdır. İş Müfettişleri ve yardımcıları iş hukuku yönünden, SGK Müfettişleri, Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve bunların yardımcıları ise sosyal güvenlik hukuku yönünden çalışma yaşamını denetime tabi tutmaktadır. Çalışma hayatının denetiminde görülen bu parçalı yapı AB hukuku ve ILO kararları uyarınca denetimin teklik, bağımsızlık ve merkezilik ilkelerine aykırı olduğu gibi etkinlikten uzak bir işleyişi doğurmaktadır.

Sosyal güvenlik yönünden yapılan denetimlerde görevli bulunan SGK’nın denetim ve kontrol ile görevli memurlarına 5510 sayılı Yasa ile geniş yetkiler tanınmıştır. Buna göre SGK’nın denetim ve kontrol ile görevli memurlarının inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmalarına yardımcı olmak zorundadır. Bu kamu görevlileri görevlerinin yürütülmesi sırasında kimlik göstermek suretiyle işyerlerinin her türlü kısmına serbestçe girmek, işverenler, aracılar, sigortalıyı geçici olarak devir alan işverenler, sigortalılar, işle ilgili gerçek kişiler ile tüzel kişilerin ve tüzel kişiliği olmayanların temsilcilerini ve konuyla ilgili bulunan kimseleri, işyerinde ya da işyeri dışında dinlemek, sorular sormak, bunlardan gerekli bilgileri istemek ve ifadelerini almak, gerekli defter, belge ve delilleri toplamak, yapılan denetim sırasında ilgililerin kimliklerini istemek ve kimlik bilgilerini tutanağa kaydetmek, görevlerinin yapılmasında zorluk çıkarılması halinde güvenlik kuvvetleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerinden kendilerine her türlü kolaylığın sağlanmasını ve yardımcı olunmasını istemek yetkileri bulunmaktadır. İşverenler ve sigortalılar ile işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler, SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.

SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında görevlerini yapmalarına engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, brüt asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır.

SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler ise fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesine göre cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca brüt asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır.

SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının denetimlerinin engellenmesi halinde söz konusu görevlilerce Denetimi Engelleme Tutanağı tanzim edilmektedir. SGK’nın denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca tutulan bu tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar idari ve adli makamlar nezdinde hukuken muteber delil niteliğindedir.

 

KAYNAKÇA

Güzel, Ali; Okur, Ali Rıza ve Caniklioğlu, Nurşen (2011) Sosyal Güvenlik Hukuku, 13. Baskı, İstanbul: Beta Yayınevi.

ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) (11.07.1947) C081- Labour Inspection Convention (İş Denetimi Sözleşmesi No. 81), 30th ILC Session, Cenova, http://www.ilo.org/dyn/normlex/en/f?p=NORMLEXPUB:12100:0::NO::P12100_INSTRUMENT_ID:312226 (Erişim tarihi: 21.10.2013).

T.C. Yasalar (16.06.2006) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 26200.

T.C. Yasalar (20.05.2006) 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 26173.

T.C. Yasalar (12.10.2004) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 25611.

T.C. Yasalar (18.01.1985) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 18639.

T.C. Yasalar (10.11.1984) 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkında Kanun, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 18571.

T.C. Yasalar (28.07.1953) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 8469.

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (28.08.1979) İş Teftişi Tüzüğü, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 16738.

Sosyal Güvenlik Kurumu (01.09.2012) İşveren Uygulama Tebliği, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 28398.

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (31.10.2012) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 28453.

Sosyal Güvenlik Kurumu (26.05.2011) Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliği, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 27945.

Sosyal Güvenlik Kurumu (12.05.2010) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 27579.

Sosyal Güvenlik Kurumu (10.08.2007) Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği, Ankara: Resmi Gazete, Sayı: 26609.